Tekil Mesaj gösterimi
Eski 5. August 2010   #7
feliXtigra
Admin.SanatForum
feliXtigra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 27
itibar: (0)
Mesajlar: 2,191
Tesekkür: 391
371 Mesajına 480 Tesekkür Aldı
feliXtigra is on a distinguished road
Exclamation Bireysel, Ulusal, Kitlesel ve Küresel Silahlanmaya Hayır!

Dediğine katılıyorum sonair, filmde bitmek tükenmek bilmez bir soru-cevap akışı var. keyifle filmi seyretmeye çalışırken sürekli "bu neden, bu nasıl oldu,bununla bunun ilişkisi ne, ne oldu, ne olacak" cinsinden sorulara boğulduğumu hatırlıyorum zaman zaman. Çözmesi zor ya da çok karmaşık şeyler değildi belki, fakat seyirciye verdiği duygu ve derinlik de aynı şekilde yoğun değildi bu anlarda. Filmin ucu ise oldukça açık gibi, kafanızda her şekilde bitirebilirsiniz öyküyü. Öyküden kastım, hikaye kesinlikle bir yere ulaşıyor, filmde geçen konular bir şekilde bir yere ulaşıyor elbet, başka türlü olması söz konusu olamaz zaten bir filmde. Fakat bunun ne şekilde gerçekleştiği konusu benim ifade etmeyi amaçladığım. Filmin bittiği an... film üzerinde konuşmaya son vermem gereken an oluyor malesef, ve derdimi de sözcüklere aktaramıyorum.

Filmlerde her şey olabilir, mantıklı, matık dışı, saçma, doğru, düzgün, her şey... Ama ben bir şeyden fazlası ile sıkıldım, hem de "Çok Sıkıldım!" O şey, silahlar. Bunu ben talep etmediğim sürece, bir savaş filmi ya da polisiye konulu bir filme gitmediğim sürece, heleki düşselliği ve gerçekliği sorgulayan felsefi-psikolojik filmlerde bu miğdemi bulandıran, daha da kötüsü "öldüren" oyuncaklarla çekilmiş aksiyon sahneleri görmek istemiyorum. Bu tür bir filmde bu ölüm makinelerinin ne gibi bir işi olabilir? Ki, hiç bir işi de yoktu. Film boyunca bir an durmaksızın silahlı çatışma ve dövüş sahneleri vardı ve bu benim sinirimi bozdu bir miktar. Inception'un, Vanilla Sky tarzı bir film olduğunu bir önceki yazımda ifade etmiştim. Seyredenler hatırlamaya çalışınız, Vanilla Sky'da kaç mermi sıkıldı? Hiç! Inception'u seyrettiğinizde siz de hak vereceksinizdir, mermi patlatmadan da bir film çekilebilir, heleki böylesine zihinsel algıları ve düşleri irdeleyen bir filmde buna hiç gerek yoktu.

Bu durumdan öylesine sıkıldım ki, artık ucundan su fışkıran bir su tabancasının yer aldığı bir filmi bile seyretmek istemiyorum. Bu konuda bir şekilde aşırı derecede ciddi olduğumu hissediyorum şu anda. Bilginiz olsun diye söylüyorum; "Nicholas Cage, Savaş Tanrısı", tam 9 kere seyrettim ve bir bu kadar daha seyretmeyeceğim konusunda beni durduran hiç bir sebep yok. Film tamamen silah üzerine, konusu bu, var olma nedeni bu. Filmde tek konu uluslararası kaçak silah ticareti, filmin konusunu biliyorsunuz zaten. İşte film çekmenin ve konu işlemenin inceliği burada. Savaş Tanrısı bu oyuncakların dünya üzerindeki rolünü, yerini ve kötülüğünü çarpıcı şekilde ortaya koyan bir filmdi. Ayrıca başrol oyuncusu, Nicholas Cage, film boyunca tek bir mermi bile sıkmıyor, beline tek bir silah dahi takmıyor. Onu yalnızca temsil ediyor.

Matrix'vari şekilde bol miktarda yer alan gökyüzünden boşanırcasına mermiler sıkmak ve boş kovan yağdırmak, görüntünün akışı çok çok yavaşlatılınca bir görsellik yaratıyor da olabilir, bilemiyorum. Yazılan senaryoyu filme dönüştürüp, filmin sonunda istenen amacı elde etmek için tüm film karakterlerini silahlandırıp, fimdeki tüm figüranları da öldürüp sonucu elde etmesini sağlamanın hiç bir anlamı yok. Bu çok saçma olduğu kadar aynı zamanda onbinlerce, yüzbinlerce örneği olan bir film konusu ve işleyişi.

Madem o kadar silahlardan bahsettim, mesajımı da iletiyorum ve
Bireysel, Ulusal, Kitlesel ve Küresel Silahlanmaya Hayır! diyorum.

Saygılar...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
şu an Offline   Alıntı ile Cevapla