|
Sigara, Seks ve İnternetSanatForum sitesindeki Denemeleriniz - kategorisi altındaki Sigara, Seks ve İnternet isimli konuyu görüntülemektesiniz. |
![]() |
![]() |
|
Geri İzleme | Seçenekler | Stil | ![]() |
|
|
#1 | ||
|
Admin.SanatForum
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,286
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
![]() |
15.07.2010 Sigara, Seks ve İnternet İnsanlar saf bir keyif dürtüsü ile sigara içmezler. İnsanları bu tip kısa süreli siinirsel ve zihinsel rahatlama veren, o an düşünülmek istenmeyeni ileri bir zamana öteleyip unutturan bu uzun dönemde ölümcül derecede sağlığa zararlı alışkanlıklara yönlendiren şey şüphesiz, aile, çevre ve de sonunda toplumun, bireyleri hastalıklı ve zayıf kılan baskılarıdır. Yaşamın var olmasının birinci koşulu, sebebi, sonucu ve sürekli döngüsü olan SEKS'İn, türlü inanç sisitemleri ile lanetlenip yasaklanarak toplumun ortak bir zihinsel hastalığa sürüklenmesi ile dünyada gerçekleşen tüm kötülüklerin, insanlık dışı davranışların temelinde yatan sebep olarak gördüğüm tabu haline dönüştürülen cinselliğin yanında, insanların sağlığını koruma zırvaları ile ülke gündemini sürekli tütün ürünlerine getirilen yasağın ne derecede uygulandığı durum üzerinden belirlemek, 600 tl ücretle kira ödeyip, çocuğunu okutan, yaşamaya çalışan adamın tek sakinleşitirici eğlencesine 4.5 tl taban fiyat uygulamak, fakat ona evcil bir ev hayvanının dahi sahip olduğu yaşama ve sağlık hizmetlerinden faydalanmayı layık görmemek, toplumun sağlığına karşı gösterilen bir özen değil, koskocaman bir SAÇMALIK'tır, bir OYUN'dur. İlköğretim, orta öğretim, ya da yüksek öğretimde; sigara ve cinsellikle ilgili kaç kelime eğitim verildi bize? Ben söyleyeyim; çok net hatırlıyorum, 6. sınıfta fen dersi kitabında bir fotoğraf vardı. Fotoğrafın altında aynen şöyle yazıyordu: "Sigara içmek havayı kirlettiği kadar, sağlığa da zararlıdır." Fotoğraf, çevre kirliliği üzerine işlenen bir konuda bulunuyordu ve sigara dumanının havayı kirlettiğine dikkat çekmeye çalışıyordu. Bir de ilkokulda Atatürk'ün sigara ve rakıdan(!) öldüğü bizlere öğretildiğinde, sigaranın sağlık üzerinde faydalı etkileri olmadığı fikri ile karşı karşıya kalmış olmalıyım. Bunların dışında, bizlere bu konuda hiç bir eğitim verilmedi. Eğitimi 12 yıl zorunlu kılmak hoş güzel, tüm ülke gençlerini SADECE ve SADECE "ekmek" korkusu ile, zorla değil de, mecburen(!) üniversite okumak zorunda bırakan, 6 yaşından 26 yaşına kadar poposunu bir yere kaldırmadan 20 sene, evinde, odasında oturup her sene aynı sınav zırvalarına çalışmalarını isteyen, hiç bir sosyal, insani, sportif, kültürel, entellektüel etkinliğe katılmalarına imkan vermeyen, fiziksel ve zihinsel olarak 25 civarı yaşlarda kişiyi yıldırıp, tüketip, artık her şeye muhtaç ve güçsüz bırakan; fakat 20 yıl eğitim süresince kayda değer nitelikte bir "zararlı alışkanlıklar" eğitimi veremeyen; cinsellik, seks ve insan psikolojisi konusunda ise çocukları ve gençleri ZERRE KADAR eğitmeyen; asla okumayan, tamamen cahil ailelerinin ve cahil toplumunun tamamen yanlış bilgilerine onları terk eden yönetim ve eğitim sisteme sorarım!... Ömrü boyunca, belki 20 belki 50 sene, her yalnız, umutsuz, aç ve tükenmiş anında ona sığınak olan, kendisini bu hale getiren yaşamın karşısına çıkıp da hiç bir şey elde edemeyecek olan zavallı insanların iki fırt cigarası üzerine sağlık gardiyanı rollerine bürünerek diktatörce kararlar almak kolay olan. Sigarayı bırakıp sağlıklı bir yaşama kavuşmuş olan halk, televizyonlarda 24 saat birbirlerini paramparça etmek, yok etmek, hatta belki öldürmek için planlar yapıp, kendilerinde haklı sebepler ileri sürerek senin halkının kalan bir dirhem aklını başından alırken de, toplumun sağlığı ile ilgili endişelerini hala koruyor musun? Ben cevaplayayım, HAYIR! Önce kendi inançların ile yaşam içerisinde seks olgusunu, cinselliğin gerçekleşmesini, düşünülmesini ve hatta konuşulmasını yasakladın, daha sonra bu yasağa ulusal kanallarda zaman zaman ve yaşamın normal akışı içerisinde yer alan erotizm'i de kattın. Üniversite kampüsünde el ele tutuştuğu için polis tarafından zor kullanılarak gençler göz altına alındı bu ülkede. Toplumu tahrik ettin, korku kültürü uygulayarak gençleri kendi kabuğuna çekilmeye zorladın. Zihinlere hastalık bulaştırdın. Dünyaya bakışları kararttın. Yaşamın normal akışına müdahale ettin. En az 3 çocuk istedin, henüz kendi karınlarını doyuracak ekmeği kazanamayan adamdan ve kadından, dalga geçer gibi! İnsanların bu dünyada ellerinde kalan tek eğlence idi belki cinsellik hayalleri ve seks. Tüm yaşamın kendisinden aldıklarına karşın, yine de kendi bünyesinde var olan ve asla kendisinden alınamayacak olan bir şeydi seks. Ve sen inançlar soktun bu insanların bünyesine, zehirledin onları. Su içmek gibi bir şey iken seks, sen, eğer bunu yaparlarsa, önce dünyada toplum ve yasalar karşısında, yetmiyormuş gibi, bir de zihinlere yerleştirdiğin cehennemin ateşlerinde sonsuza dek yanmakla, kirli paslı kazıklarda ebediyen oturmakla korkuttun onları. Ve şimdi herkesin kendi kabuğuna sığınmışken, "kimse bana dokunmasın, kimsenin işine karışmam, yeterki laptopum ve wireless'ım bana kalsın" dediği bir anda, sen, dünyanın en berbat koşulları ile yaşayan, en geri kalmış ülkesinde dahi rastlanılamayacak bir şekilde, tüm dünya yasalarını, kanunlarını, her türlü temel insan haklarını, aklı, mantığı, insafı, doğanın insana verdiği her türlü kanunu bir hiç gibi yok sayarak, görmezden gelerek, internet sitelerini cayır cayır yasaklamaya başladın. Ve senin, İnsanlarını hastalıklı düşüncelere boğan o çok sevilen tv dizilerindeki öpüşme sahnelerine, ancak, nadiren olmaları kaydı ile, ters kamera açılarından ve saniye cinsinden belli sürelere kadar görmezden gelen üst birimde oluşturduğun yönetim erkine bakılacak olursa, bir gün internetteki tüm o (sana göre lanetli) siteleri ve yayınları yasaklamak, hatta çok uzun olmayan bir gelecekte İran'daki gibi toptan tüm yurt dışı yayınları engelleyip yalnızca dini yayınlar yapan yurtiçi web sitelerine izin verme planlarının yapılmakta olduğunu düşünmek çok zor gelmiyor. Sen, youtube'a girebiliyorsun, ben, sürekli erişimimi açık tutmak için sürekli türlü hileler ve yöntemler uygulamak zorunda kaldığım youtube'da iki gündür, çeşitli belgesellerden derlenmiş bir aslan videosunu yüklemek için saatlerimi harcadım. Sinirlerime hakim olmak için hapçı olmaya niyetim yok. Sigaraya uyguladığın fahiş vergilerle, benim bambaşka şeyler için, belki de sağlığıma yardımı dokunacak gıdalara ve de aktivitelere ayırdığım bütçemden çaldığın paralar senin olsun. Kimseye zararım dokunmadıkça, sağlığım üzerindeki tasarruflarım tamamen bana aittir. Uyguladığın yaptırımlarla ve koyduğun vergilerle sen benim sağlığımı koruyamazsın. Diktatöryal yönetim anlayışı ile toplumun sağlığını koruyamaz, düzeni sağlayamazsın. Bunu modern eğitim ile başarabilirsin. "Modern Dünya Bakışı ve Eğitimi ile" İnsanlar sevişmiyor, sevişemiyor; korkuyor. Ailesinden korkuyor, gökyüzünde oturup sürekli kendisini seyreden ve onun derisini bir an önce yüzüp cayır cayır yanan cehennem çukuruna atmak için sabırsızlıkla bekleyen mitolojik bir yaratıcıdan korkuyor. Ebeveynler çocuklarının önünde asla sevişmez, değil mi? Asla öpüşmezler bile. Ben buna asla şahit olmadım, ama şahit olmayı çok isterdim. Şanslı olanlarımızın, annesine bir kaç tatlı söz ile seslenen bir babası olmuştur. Benim olmadı, ama olmasını çok isterdim. Hepimizin ortak bir noktası var ki, hepimiz aile içinde sözlü, fiziksel ya da psikolojik şiddet ve baskı gördük. (Bu, ayrı bir konu olsun ve ayrıca tartışayım. Bu konu üzerine söylemek istediklerimin sınırsız.) Bunlara şahit olduk, hem de sistematik olarak, bir ömür boyu. Toplumsal hastalığımızın ana kaynağıdır bu. Birbirine sevgi ile yaklaşan iki yetişkinin sergilemiş olduğu davranış, "çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimine" ne tür bir olumsuz etki yapıyor ve bu tür davranışların sergilenmesi toplumun her alanında yasaklanıyor da, aile içi şiddet, kurtlar vadisi, cinnet, savaş, kavga, akıl sağlığını yitirmiş çılgın insan portreleri ve onların davranışları, sözde sportif faaliyetler (futbol karşılaşmaları) esnasında sözlü ve fiziksel olarak gerçekleşen davranışlar, yaralamalar, kitlesel ve bireysel imha silahları ve tabancalar ise yaşamın her yanında, kitelesel yayın organlarında, filmlerde, dizilerde, haberlerde, ders kitaplarında... kısacası her yerde. İnternet ise, ben ne istersem içinde onu saklayan dipsiz bir bilgi okyanusudur. Nerede istersem o sahilde içine girip yüzebileceğim bir okyanus. Dileyen petrol atıklarının döküldüğü sahillerden girsin o denize, dileyen el değmemiş tropikal adaların turkuvaz sahillerinde. En azından toplumsal dünya düzeninin yaptığını yapmıyor internet. Yani dayatmıyor, sunulanı tüketmek zorunda bırakmıyor. Sana evrenin bilgisini ve olanaklarını sunuyor. Sen ne istiyorsan onu tüketiyorsun. Çocukların güvenliği mi?... Televizyonlarda filtre yok, çocuklar her şeyi seyrediyorlar, toplumda filtre yok, çocuklar her şeyi yaşıyorlar, otomobillerde çocukların güvenliğini sağlayacak bir bilinç yok, kaza anında zarar görmeleri çok daha olası, fakat otomobile binmeleri yasak değil. Okul taşıtları ve toplu taşımada ayakları üzerinde seyahat ederken kimse onların sağlığı ile ilgilenmiyor, onların etrafta olduğu anlarda toplum ve aile davranışlarına dikkat etmiyor, onlara örnek olmuyorlar. Kısacası, dünyada çocuklar için her türlü pislik yaşanıyor, onlara yaşatılıyor. Fakat her nasılsa, her türlü teknolojik altyapısı oluşturulmuş, güçlü ebeveyn filtreleri ile donatılmış evdeki internette çocuk bir çift kadın memesi görecek diye ailenin ve ulusu yöneten erklerin aklı başından gidiyor. Yaşamın en gerçek şeyi ile karşılaştığı için bir çocuğun zihni ve ruhu nasıl bir zarara uğrayabilir, aklım almıyor. Tüm bunlar KOCA BİR SAÇMALIK! * GOOGLE'dan, YOUTUBE'dan ve İNTERNET'imden ELİNİ ÇEK! * SEKS'e HASTALIKLI DÜŞÜNCELERİNİ BULAŞTIRMA, TERTEMİZ CİNSELLİĞİ, İNANÇLARIN İLE BAĞDAŞTIRIP ONU LANETLEMEYE SON VER! * (SÖZDE) SAĞLIĞIMI KORUMAK İÇİN DURMAKSIZIN CEBİME GÖZ DİKMEKTEN VAZ GEÇ * İNTERNETİM BENİM ÖZGÜRLÜĞÜM, İNTERNETİME DOKUNMA! Soner Özkök
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
||
|
|
|
| Google Reklamları |
|
|
|
|
#2 | ||
|
Sanat'ın Tanımı...
Üyelik Tarihi: 20. June 2010
itibar: (0)
Mesajlar: 25
Tesekkür: 0
5 Mesajına 8 Tesekkür Aldı
![]() |
yazının sadece bir satırı dışında bütününe aynen katılıyorum....katılmadığpım mevzusu uzun bir tartışmaya yol açabilir tartışma derken kavgalı felan deil asla kavgacı tartışmaları sevmem...bu yüzden o satırı konusunda bişey demicem...genel olark beğendim..tebrikler...
|
||
|
|
|
|
|
#3 | |||
|
Admin.SanatForum
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,286
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
![]() |
Alıntı:
Yazıyı beğenmenize sevindim. Fikirlerimin farklı zihinlerde karşılık bulması, anlam taşıması oldukça hoş. Zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumunuzu açık yüreklilik ile dile getirdiğiniz için ise teşekkür ederim.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|||
|
|
|
|
|
#4 | ||
|
Sanat'ı Takip Et...
Üyelik Tarihi: 13. May 2010
itibar: (0)
Mesajlar: 76
Tesekkür: 3
13 Mesajına 21 Tesekkür Aldı
![]() |
eleştirilerinin gittiği yönü ve amacını çok doğru buluyorum ancak bu amaç için araç olarak sigarayı kullanmanı pek doğru bulmadım.
|
||
|
|
|
| sonair Kullanıcısına Bu Mesaj İçin Tesekkür Edenler: | joyous (17. July 2010) |
|
|
#5 | |||
|
Admin.SanatForum
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,286
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
![]() |
Alıntı:
Kimsenin sigara alışkanlığı edinmesini istemem sonair. Sigarayı özendirici bir ifadeye rastlamış olabileceğini sanmıyorum yazımda. Bu konuda özellikle dikkat gösterdim. Yapmaya çalıştığım yalnızca, yasal olarak her bir köşede satışı yapılmakta olan tütün ürünlerini, zararı kendisine olmak kaydı ile yasal olarak kullanma hakkına sahip olan insanların da belli haklara sahip olduğudur. Değindiğim temel nokta ise, bu belli haklar üzerindeki politikalar üzerinedir. Bu alışkanlığı yok etmenin devletin yaptrırımları aracılığı ile değil, devletin eğitim kurumlarında uygulanacak ciddi eğitimler aracılığı ile mümkün olacağıdır. Bunu yanında, yazımda farklı iki konu başlığını da ele aldım sonair, ve temel olarak üzerinde düşüncelerimi iafade etmek istediğim 3 ana konu başlığından birisi idi sigara.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|||
|
|
|
|
|
#6 | ||
|
Sanat'ın Tanımı...
Üyelik Tarihi: 20. June 2010
itibar: (0)
Mesajlar: 25
Tesekkür: 0
5 Mesajına 8 Tesekkür Aldı
![]() |
evet karsı yorumunuzdan anladığım kadarıyla bahsettiğim seyin farkındasınız...ben herkesin inancına saygılıyım inanamaynında görüşlerine öyle...ve kimsenin kimseye baskı yapmaya ve sırf inancından dolayı siddet yada kötü muamele yapmaya hakkı olmadığına inanyorum...sonuçta herkes kendi hesabını kendisi verecek...derdim bu deil...yazınızın genel amacı özgürlükleri savunurken sadece bir yerinde yürekte tasınan inanca yani inananların duygularına baskı yada küçümseme gördüm...(İnsanlar sevişmiyor, sevişemiyor; korkuyor. Ailesinden korkuyor, gökyüzünde oturup sürekli kendisini seyreden ve onun derisini bir an önce yüzüp cayır cayır yanan cehennem çukuruna atmak için sabırsızlıkla bekleyen mitolojik bir yaratıcıdan korkuyor.burada bence tanrıyı küçümseme yoluna gitmişsiniz...evet belki inanmayan için tanrı diye bişeyde yoktur ama inanan içinse tanrı herseyden önce gelir herseydir... )evet bir yerde inanmayanında uğradığı baskı veya siddet varsa gelin hep beraber onuda koruyalım yapılanın yanlışlık olduğunu savunalım ama inananların inançlarınada saygı duyalım diyorum ben...sevgi ve saygılarımla...
|
||
|
|
|
|
|
#7 | |||
|
Admin.SanatForum
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,286
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
![]() |
Alıntı:
Yorumlarınızı samimi bulduğumu söylemeliyim Bahri Bey. Kırıcı olmamak ya da yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için gerçekten özenle seçiyorsunuz sözcüklerinizi. Bunun için teşekkür ederim. Farklı düşüncelerde uzalaşmacı olabilmek ve fikir alışverişlerinde kırıcı ve küçümseyici olmamak adına ben de aynı özeni göstermeye çabalıyorum bu konuda. Tanrı inancı ile ilgili yazımdan alıntı yapmış olduğunuz cümle içerisinde geçen "Mitolojik Tanrı" sözcüğü üzerinde, yazımdan anlamış olduğunuz, bu konu üzerindeki fikirlerim üzerine tekrardan düşünmenizi rica edeceğim. Türk Dil Kurumu'nun web sitesinden aldığım bilgilere göre kelime anlamları ile; Mit: 1 . Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. 2 . mecaz Efsaneleşen kavram veya kişi. Mitoloji: 1 . Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim: "Tezini mitolojiden hazırlayan gözlüklü bir delikanlı."- H. Taner. 2 . Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü: "Yunan mitolojisi."- . Dolayısı ile, "Mitolojik tanrı" ifasi içerisinde küçümseme öğesinin yattığı düşünceniz üzerine bir kez daha düşününüz; ifadede böyle bir öğenin var olmadığını anlayacaksınız. İnançlar, adı üzerinde birer inanç sistemleridir. Elimde tuttuğum bir bardak hakkında "ben bun bardağın varlığına inanıyorum" demem, elimde bir bardak var ve bu bardak gerçektir" derim. Gözümle göremediğim, elimde hissedemediğim halde elimin içinde bir bardak olduğunu söylersem, bu, elimde bir bardağın var olduğuna dair bir inanç taşıdığım anlamına gelir. Dolayısı ile, bilimsel veriler doğrultusunda kanıtlanmamış her şey, benim düşünce sistemim içerisinde yalnızca inançtır. Kanıtlanmış olgular ise, "Yasa" adını alırak dünya gerçeklerine dönüşürler. Mit'ler, dolayısı ile benim açımdan dini inançlar, yukarıdaki açıklamada da verildiği gibi, halk içerisinde zamanlar boyunca konuşulmuş, genişletilmiş hikayeler bütünüdür. Ki, bu hikayeler gerçek olsun ya da olmasın, buna siz de katılacaksınızdır ki, dini inanç sistemleri, geçmiş kaynaklara ve geçmişteki insanların deneyimlerine dayanılarak yeni nesilllere aktarılır ve öğretilir. Herhangi bir inanç içerisindeki bir insan dahi, bu sistemlerle ilgili şu anda kanıtlayabileceği bir veriye ulaşamaz, buna olanak yoktur çünkü. Bu konu ile ilgili ancak eski kaynaklara ve söylemlere başvurabilir ve ihtiyacı olan bilgiyi bu şekilde sağlayabilir. Sözcüklerim, planlamadığım halde bir miktar uzamasının sebebi, üzerinde konuştuğumuz "Mitolojik Tanrı" ifadesini kullanırken, nasıl bir düşünce yapısı içerisinde olduğumu ve dini inanç sistemleri ile ilgili bu ya da herhangi bir tartışma konusu içerisinde, sözcüklerimin ona inananlara değil, direkt olarak onunla ilgili olduğunu ve olacağını daha net anlamızı istemiş olmamdır. Bu nedenle, sözcüklerimden alınması gereken tek olgu, ancak tanrı olabilir, inanç sahibi insanları kırmak gibi bir amaç taşımadığımı anlamanızı isterim.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|||
|
|
|
![]() |
| Bu Konuyu Paylaşın ! |
| Etiketler |
| internet, internet yasaklari uzerine deneme yazisi, internette sansur, seks, seks tabusu, seks userine deneme yazisi, sigara, sigara uzerine deneme yazisi |
| Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|