SanatForum »Edebiyat Forumu »Edebiyat Haberleri » İlber Ortaylı'nın Orhan Pamuk'a cevabı

İlber Ortaylı'nın Orhan Pamuk'a cevabı


SanatForum sitesindeki Edebiyat Haberleri - kategorisi altındaki İlber Ortaylı'nın Orhan Pamuk'a cevabı isimli konuyu görüntülemektesiniz.


Cevapla
 
Geri İzleme Seçenekler Stil
Eski 5. September 2010   #1
Administrator
joyous - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 7. February 2010
itibar: (1)
Mesajlar: 724
Tesekkür: 324
158 Mesajına 213 Tesekkür Aldı
joyous is on a distinguished road
Standart İlber Ortaylı'nın Orhan Pamuk'a cevabı

Nedense edebiyat tartışmalarına bayılıyorum En son hatırlarsanız Orhan Pamuk üzerine güzel bir tartışmamız olmuştu merak edenler [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Şimdi yine Orhan pamuğun edebiyata neler kattığı ile ilgili bir eleştiri yazısı paylaşmak istedim..


Orhan Pamuk'un bir kitabında;

"imam ikindi... namazı saatinde caminin balkonuna çıkarak ikindi ezanını okudu"

şeklinde bir cümle geçmesi üzerine İlber Hoca Orhan'a şöyle ayar vermiştir;

1. Namazın saati olmaz vakti olur. Saat ve vakit ayrı kavramlardır.

2. Minarenin balkonu olmaz şerefesi olur. Üstelik ezan şerefeye çıkarak değil içeriden okunur.

3. Ezanı imam değil müezzin okur.

Ortaya çıkan sonuç şu olmalıdır ki; toplumunun alışkanlık ve
kültüründen haberi olmayan bir yazarın doğru eserler ortaya koymuş
olması nobel almış bile olsa mümkün değildir.
Attached Thumbnails
İlber Ortaylı'nın Orhan Pamuk'a cevabı-ilber_ortaylijpg  
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
şu an Offline  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Google Reklamları
Eski 5. September 2010   #2
Admin.SanatForum
feliXtigra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,287
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
feliXtigra is on a distinguished road
Post Sözcükler ve Edebiyat

Valla, doğru söze ne denir... Orhan Pamuk, kurduğu kısacık cümle içinde 3 çarpıcı hata yapmayı başarmış gibi görünüyor. Fakat, bunu hemen toplumun kültürüne hakim olmanın ya da olmamanın edebiyat eserleri ortaya koymakta başarı sağlaması ile ilişkilendirmemek gerekiyor. Evet, bağlantılı olduğu zamanlar ve biçimler vardır elbette, sonuçta edebiyat yaşamdır, yaşamın ve insan dünyasının kendisidir, insan da bir kültür ve düzen içinde yaşar. Bundan bihaber bir insanın o insanın ve toplumun yaşamını ortaya koymakta başarı sağlayamaması olasılığı güçlüdür.

Bununla beraber, toplum içerisinde, insan yaşamında pek çok unsur mevcuttur. Dini görüş, eğlence anlayışı, kültürel yapısı, aile yapısı, değerleri, yaşama baktığı pencere, kabiliyetleri, kişilik özellikleri, insan ilişkileri vs.. İyi bir edebiyat ürünü ortaya koymak için bu konuların her birine ayrı ayrı mazhar olmak gerekmez, eğer öyle olsa idi o insana edebiyatçı ya da yazar değil, sosyolog ya da toplum mühendisi derdik...

Hiç tanımadığım bir millet, bir kültür üzerine edebiyat eseri vermek mümkün değildir, ona şüphe yoktur; bununla birlikte içinde yaşadığı toplumun her bir unsurunu kendinde barındırmak durumunda da değildir bir yazar ya da herhangi bir konuda eser veren bir sanatçı. Halihazırda bu unsurların pek çoğunu bünyesinde taşımaktadır zaten, toplum tarafından oluşturularak ona eklenmiştir pek çok ortak özellik ve bilgi birikimi.

Nobel ödülü almış bir edebiyat yazarı bile bu özelliklerden kimisini reddetmiş, benimsememiş olabilir. Ve belki de bu nedenle, hatalı olduğu düşünülen satırlarında bunu önemsemediğini ve içselleştirmediğini ortaya koymak amacı ile doğru sözcüklerin yerine onları anımsatacak ilgili kelimeleri kullanmış, içinde olmamayı seçtiği bir olgunun terimlerine harfiyen uyarak, onu doğrularcasına ve izinden gidercesine davranmak istememiş olabilir. Edebiyat, sadece sözcükerli her zaman doğru yerlerde kullanmak değil, ifade etmek istediği duyguları ve bakış açısını ortaya koyacak yerlerde o sözcükleri kullanmaktır da aynı zamanda...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
şu an Offline  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Eski 5. September 2010   #3
Administrator
joyous - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 7. February 2010
itibar: (1)
Mesajlar: 724
Tesekkür: 324
158 Mesajına 213 Tesekkür Aldı
joyous is on a distinguished road
Standart

Yine beni şaşırtıyorsun felix sen olmasan kimle tartışacağım ben merak ediyorum
Öncelikle Orhan Pamuk bu savunmayı yapsa inan senden daha başarılı olmazdı farklı bakış açıları ile farklı anlamlar katmayı iyi başarıyorsun ama gelelim çıkarımlarına.

Alıntı:
Edebiyat, sadece sözcükerli her zaman doğru yerlerde kullanmak değil, ifade etmek istediği duyguları ve bakış açısını ortaya koyacak yerlerde o sözcükleri kullanmaktır da aynı zamanda...
Alıntı:

Dil, bu döneme kadar yeterince gelişmediği ve kullanılamadığı taktirde, bir ömür boyu o seviyede kalmaya mahkum bir yetidir.
İki alıntıda senden.. Doğru kelimeler özellikle bir eserde çok önemlidir felix bunu nasıl değiştirip te ifadeye bağlayabildin anlamış değil. Kendi makalende kelimelerin önemine değinen sen değil misin ?

Alıntı:

Nobel ödülü almış bir edebiyat yazarı bile bu özelliklerden kimisini reddetmiş, benimsememiş olabilir. Ve belki de bu nedenle, hatalı olduğu düşünülen satırlarında bunu önemsemediğini ve içselleştirmediğini ortaya koymak amacı ile doğru sözcüklerin yerine onları anımsatacak ilgili kelimeleri kullanmış, içinde olmamayı seçtiği bir olgunun terimlerine harfiyen uyarak, onu doğrularcasına ve izinden gidercesine davranmak istememiş olabilir.
Güzel bir empati olmuş da felix o zaman sana şu makaleyi okumanı şiddetle öneririm
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Orhan Pamuk'un nasıl içseleştirme yaptığı bu yazılarda kitap içerik örneklerinde mevcut.

Alıntı:
içinde olmamayı seçtiği bir olgunun terimlerine harfiyen uyarak, onu doğrularcasına ve izinden gidercesine davranmak istememiş olabilir.
Yani bu yorumunada çok şey söylemek istiyorum ama şu soruları sorayım.

İçinde olmayı seçmedği olgu nedir?
Cami balkonu değil de cami şerefesi yazdığımda yada namaz vakti yazdığımda ben bu olgunun içine mi dahil olmuş oluyorum yada yanlış yazdığımda bu konuların dışında mı hissedilmem gerekiyor ?


Bunları açıklarsan sevinirim..

Kaldı ki birşeyin hakkını layıkı ile vermek önemli olandır, okuyucularına saygısı olan bir yazar kitabında geçen her cümleyi ince eler sık dokur , yoksa bu günlüğe yazı yazmak işi değildir Orhan Pamukun kitaplarında da tamda bu özensizlik vardır bir romanı yazmak için kitap reklamlarında 3-5 yıl hazırlık yaptığını,örgüyü oluşturduğunu ,araştırmalar yaptığını yazarda sonra yazıya döktükten sonra nekadar zamanda kitabı tamamlar Pamuğa sormak gerekir.

Zira Orhan Pamuğun tüm kitapları oluşturulan olgunun ve hikaye örgüsünün tamamen sonlanmasından sonra bir anlam bütünlüğü kazandığı türdendir , ara bölümlerde okadar sıkıcı , anlamsız ifadeler , anlamsız yer ve mekan tasvirleri ile doludur ki çoğu okur vaktini boşa harcadığını düşünerek yarıda bırakır. Sabredip devam edenler ise evet bir hikaye bütünü ile karşılaşırlar ama nihayetide başka bir sonuçta elde edemezlerdi zaten ve bu yazarın kitaplarını okuyan herkeze sorun bakalım 2-3 yıl önce okumuş oldukları hangi Orhan Pamuk kitabının kikaye bütünlüğünü kafalarında canlandırabiliyorlar.




__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
şu an Offline  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
joyous Kullanıcısına Bu Mesaj İçin Tesekkür Edenler:
feliXtigra (5. September 2010)
Eski 5. September 2010   #4
Admin.SanatForum
feliXtigra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,287
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
feliXtigra is on a distinguished road
Lightbulb Alıntılar ve İncelemeler

Farklı bakış açıları ve önermeler her zaman iyidir; tartışmalar yaratır, böylelikle iletişimi geliştirir ve güçlendirir. Bu, aynı zamanda, bakış açıısının doğruluğunu ispat etme ya da bunu savunma güdüsü de taşıdığı anlamına da gelmeyecektir elbette. Seçenekleri değerlendirmek, konunun çeşitli diğer muhtemel olasılıklarını akıllara getirip düşünülmesini sağlamaya yönelik de olabilir farklı bakış açıları nezdinde. Bu kısa açıklama, parantezli bir açıklama notu olarak akıllarda kalabilir.

Alıntı:
Edebiyat, sadece sözcükerli her zaman doğru yerlerde kullanmak değil, ifade etmek istediği duyguları ve bakış açısını ortaya koyacak yerlerde o sözcükleri kullanmaktır da aynı zamanda...
Sözcüklerle ilgili benden yaptığın bu ilk alıntıda keskin bir ifade söz konusu değil, aslında bakarsan yanlış olmasını gerektirecek bir ifade olduğunu da düşünmüyorum. Bunu şu şekilde düşünmeni öneririm. Argo sözcükler, normalde, "yanlış" bulduğumuz sözcüklerdir; kullanımını uygunsuzdur ve hoşnutsuzluk yaratır, fakat öyle bir yerde, argo niteliğinde öyle bir sözcük kullanırsın ki, sözcük, akla getirdiği o beğenilmeyen öğeden ve olgudan sıyrılıp bambaşka bir form kazanır ve başka herhangi bir sözcüğün, anlatılmak istenen o duygu ve düşünceyi daha iyi ifade edebilme şansını elinden alır.

Doğru sözcükler her zaman en güçlü ifadeyi sağlayan araçlardır, buna şüphe yok, itirazım da yok. Bu konuda senin düşündüğün gibi düşündüğüme emin olabilirsin. Değinmek istediğim, kimi zamanlarda doğru sözcükler silsilesinin ifadeyi aktarmanın garantili yolu olmayabileceği idi; yukarda değindiğim örnekte olduğu gibi.

Alıntı:
Dil, bu döneme kadar yeterince gelişmediği ve kullanılamadığı taktirde, bir ömür boyu o seviyede kalmaya mahkum bir yetidir.
Burada ise, farklı bir konu üzerinde zihnimde ele aldığım bir düşüncenin yansıması idi. Burada bahsi geçen konu ile bağlantılı değil, daha çok çocuğun gelişim süreci içerisinde çevresi ile kurduğu (ailesinin ve çevresinin ona sağladığı iletişim ortamının bir sonucu olarak) iletişimin, bireyin sonraki yaşamında dili kullanma kapasitesi ve arzusu üzerinde direkt olarak etkili olacağı düşüncesi çerçevesinde bir saptama idi. Bunun ne kadar doğru bir saptama olduğu üzerinde de durmadım açıkçası, bu konuda şu an burada ortaya koyabileceğim herhangi bir veri yok elimde. Bu cümle ile ilgili bilinmesi gereken tek şey, bunun edebiyat dili konusu ile ilişkili olan bir saptama olmadığı.

Alıntı:
içinde olmamayı seçtiği bir olgunun terimlerine harfiyen uyarak, onu doğrularcasına ve izinden gidercesine davranmak istememiş olabilir.
Bununla ilgili söylenecek fazla bir şey yok. Sebebi ise metnin sonunda yer alıyor. "...istememiş olabilir", kısaca "olabilir". Düşüncenin hızlı akışı ile tasarlanmış, olasılığı ele alan bir bakış açısı. İçinde en ufak bir savunma ya da saptama ibaresi de mevcut değil. Futboldan hiç haz etmeyen birisi olarak, "topu taca atmak" deyimi yerine, "konuyu es geçmek", "işi yokuşa sürmek", "sürümcemede bırakmak", gibi aynı ya da benzer anlamlara gelen diğer deyimleri kullanmayı tercih ederim. Dindar olmayan bir kişinin derdini anlatmak için günlük yaşam içine güçlü bir şekilde entegre olmuş dini ve tanrısal ifadeli çeşitli türden sözcükleri kullanmamaya karar vermiş olması ya da es geçmesi gibi.

Benzer durumlarda aynı şeyi ifade edebilecek pek çok sözcük ve sözcük öbeği mevcuttur dilde. Anlamı ne derece kuvvetli kılmak istediğimize de, bu amaç için kullanmayı seçtiğin sözcüklerle karar veririz.

Benimle tartışmayı seviyorsun Joy, bunu biliyorum, fakat bu konudan fazla malzeme çıkmayacak sana sanırım. Buradaki düşüncelerimde katı çerçeveler bulunmuyor; yalnızca muhtemel olasılıklar, seçenekler ve iddia (gençlere malzeme olması için tasarlanmış bu beyin yıkayıcı kumar aracından hiç hoşlanmadığım için bu sözcükten de hiç hoşlanmıyorum artık, bak o nedenle onun yerine eş anlamlısı olan ve ifade etmemi sağlayacak farklı bir sözcük kullanmak istiyorum) sav'lar mevcut değil.

Düşüncelerimi ele alıp incelediğin için de teşekkür ediyorum sana Joy.
Araştırmacı felix yazarı ilan ediyorum seni.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
şu an Offline  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Eski 5. September 2010   #5
Administrator
joyous - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 7. February 2010
itibar: (1)
Mesajlar: 724
Tesekkür: 324
158 Mesajına 213 Tesekkür Aldı
joyous is on a distinguished road
Standart

Olabilirler ile tartışma devam etmez felix haklısın ..
Yeni bir hararetli tartışmada görüşmek dileği ile..

Bu arada yazdıklarının hepsini arşive alıyorum ileride delil olarak kullanırım ona göre
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
şu an Offline  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Eski 6. September 2010   #6
Sanat, Hayattır...
muzz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 3. May 2010
Bulunduğu Yer: ev
itibar: (0)
Mesajlar: 333
Tesekkür: 23
47 Mesajına 63 Tesekkür Aldı
muzz is on a distinguished road
Standart

ne orhan pamukmuş arkadaş herkes bu adamın birşeyini konuşuyor. yok orhan bunu dedi yok bunu yaptı. sanırım magazinsel kitap sattırma tavırlarıda böyle oluyor. ilber hocayı çok severim ama çok gereksiz bir tartışmaya girmiş. orhan pamuk hakkında bilgi edinmek isteyen gider kitabını alır okur. yok orhan bunu böyle yapmış yok orhan bunu demiş. yazdıklarım dahada saçma bir hal almadan sonlandırayım orhan pamuk'un tartışmasının olmadığı bir gün dileğiyle
__________________
I'm never gonna know you now but I'm gonna love you anyhow
şu an Offline  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Etiketler
ilber ortayli, ilber ortayli yazilari, orhan pamuk, orhan pamuk elestirileri, orhan pamuk hakkinda yazilanlar


Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Bulunmamaktadır
Cevap Yazma Yetkiniz Bulunmamaktadır
Eklenti Yükleme Yetkiniz Bulunmamaktadır
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Bulunmamaktadır

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum Saati: 11:11. Zaman dilimi GMT +4 Olarak Ayarlanmıştır.
Powered by vBulletin™ Version 3.8.4
Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC3
SanatForum Licenced To SanatForum
SanatForum ; Düşünen ve üreten insanları bu uğraşlarından vazgeçirmeye çabalayan; toplumda yaşayan bireylerin ortak hareket ederek birbirlerine kenetlenmelerini istemeyen, toplumun neredeyse tamamını belirli araçlarla adeta uyuşturmaya çalışan bir sistem ve düzen içerisinde dahi hala inatla ve korkusuzca düşünen ve üreten insanlara ithaf edilmiştir.
Edebiyat