|
Yılmaz OdabaşıSanatForum sitesindeki Kitaplardan Alıntılar - kategorisi altındaki Yılmaz Odabaşı isimli konuyu görüntülemektesiniz. |
![]() |
![]() |
|
Geri İzleme | Seçenekler | Stil | ![]() |
|
|
#1 | ||
|
SanatForum Gezgini
Üyelik Tarihi: 3. June 2010
itibar: (0)
Mesajlar: 446
Tesekkür: 233
182 Mesajına 301 Tesekkür Aldı
![]() |
Dünyayı keşfetmek için yola çıktık ama unuttuk bir sokağın ucundaki soluk perdeli evlerimizi, güllerimizi, öpüşlerimizi… Ve d(erken) kurtaramadık da birbirimizi. Şimdi sevmediklerimizi sevmeyi deniyoruz. Yaşadıklarımızı değil, artık y(aşamadık)larımızı özlüyoruz.”
-Yılmaz Odabaşı- Yıllar geçtikçe aynen bu duruma düşüyoruz, düşürülüyoruz... Ne kadar doğru değil mi? |
||
|
|
|
| nedo Kullanıcısına Bu Mesaj İçin Tesekkür Edenler: | feliXtigra (11. January 2012) |
| Google Reklamları |
|
|
|
|
#2 | ||
|
Admin.SanatForum
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,287
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
![]() |
Çok doğru nedo. Hayat kavramını keşfetmek adına çıktığımız yolda çoğu zaman daha fazlasını ararken aslında hali hazırda sahip olduğumuz pek çok şeyi (ki bunlar gerçekten ihtiyacımız olan her şeyin karşılığı olan en temel şeylerdir) unutuyor ve artık nereye doğru yol almakta olduğumuzu dahi kestiremediğimiz bir noktada olduğumuzun farkına varıyoruz.
Seyrettiğim belgesellerin birisinde, İnsanın aslında oldukça unutkan bir beyin yapısına sahip olduğunu duyduğumu hatırlıyorum. Öyle ki, yaşadığı iyi, ya da belgeselde vurgulamak istediği açıdan ele alınacak olursa, kötü tecrübeleri kısa bir zaman sonra unutarak yaşamını sürdürmeye devam edebiliyormuş. Peki bu ne anlama geliyor gerçekte? Şöyle ki, insan sahip olduğu yüksek zeka yapısının bir sonucu olarak dünyada her koşula uyum sağlayabilen, şartlar her ne kadar dramatik boyutlarda da değişse hayata tutunabilmeyi başaran bir yeteneğe sahip. "Unutmak" da işte bu anlamda işe yarıyor. En kötü tecrübelerimizi hafızamızdan tamamen silmek gibi bir yeteneğimiz pek yok gibi görünse de, aslında unuttuğumuz çoğu zaman, bu tecrübelerin bize bir zaman öncesinde yaşatmış olduğu duygusal etkileridir. Ve, her ne olursa olsun hayata tutunabilmek için unutmak, gerekli ve de yararlıdır. Ne var ki, işte tam da bu alıntıda vurgulamak istediğin üzere, unutkan olduğu kadar da doyumsuz olan insan, çoğu zaman sahip olduklarının değerini, ona sahip olduğu müddet dahilinde anlamakta güçlük çeker, bunun kendisi için çok büyük bir anlamı olmadığını ve yetersiz olduğunu düşünür; dolayısı ile de hayalini kurduğu bolluğa ve mutluluğa ulaşmak için çıkar yola... Ve hemen her zaman elde edebildiği hiç bir şey yoktur bu yolculukta, tek bir şey hariç: "Bu arayıştan önce sahip olduklarının, elde etmek üzere yola çıkmış olduğu yolculuk sırasında aradığı mutluluğun, doyumun ve bolluğun ta kendisi olduğu". Ve işte bu, insan denen unutkan ve doyumsuz varlığın artık hiç unutmayacağı bir erdemdir. Yaşadıklarımız ve sahip olduklarımızın ötesinde varabileceğimiz bir yer aslında yok. İçine doğduğumuz ve yetiştiğimiz bu dünyada ihtiyacımız olan ve gerçekten elde edilebilecek tek şey "sevgi" dir. Bunun dışındaki her şey, insan'ı, asla doyuma ulaştıramayacak olan bir dizi maddeler topluluğundan ibaret bir oyuncak sepetidir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Konu feliXtigra tarafından (12. January 2012 Saat 02:01 ) değiştirilmiştir. |
||
|
|
|
| feliXtigra Kullanıcısına Bu Mesaj İçin Tesekkür Edenler: | nedo (12. January 2012) |
![]() |
| Bu Konuyu Paylaşın ! |
| Etiketler |
| kitaplardan alintilar, yilmaz odabasi |
| Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|