SanatForum »Akademik - Sosyal Bilimler »Bilim Dünyası »Uzay ve Fizik » NASA Hakkında 5 Efsane

NASA Hakkında 5 Efsane


SanatForum sitesindeki Uzay ve Fizik - kategorisi altındaki NASA Hakkında 5 Efsane isimli konuyu görüntülemektesiniz.


Cevapla
 
Geri İzleme Seçenekler Stil
Eski 8. July 2011   #1
Admin.SanatForum
feliXtigra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
Yaş: 28
itibar: (0)
Mesajlar: 2,287
Tesekkür: 422
401 Mesajına 518 Tesekkür Aldı
feliXtigra is on a distinguished road
Arrow NASA Hakkında 5 Efsane

NASA Hakkında 5 Efsane

Uzay programlarının önemini kavrayabilmek için NASA'nın ne olduğuna dair bazı yanlış fikirlerden arınmamız gerekiyor.

Bu yıl, hem Başkan John F. Kennedy’nin Amerikalıların Ay’a gitme planlarını duyurmasının yıldönümü hem de uzay mekiği programının sona erdirildiği yıl. Bugün çoğu Amerikalı Ay’a ayak basılışını hatırlamıyor ve NASA da gurur kaynağı olmaktan ziyade kısılması gereken bir harcama kaynağı. Birçok Amerikalının sağlık sigortası bile yokken, neden yaşanmaya elverişsiz toprakları araştırmak için milyarlarca dolar harcanıyor? Uzay programımızın önemini kavramak için NASA’nın ne olduğuna dair yanlış fikirlerden arınmamız gerek.



NASA’nın amacı, uzayı kolonileştirmektir.
1958’de SSCB’nin Sputnik’i yörüngeye oturtmasından bir yıl sonra kurulan NASA’nın amacı, asla uzayı yerleşime açmak olmadı. NASA’yı hayata geçiren, içinde Ay’da kurulacak şehirler olan bilimkurgu hayalleri değil, ABD’nin dış politikasıydı. Sovyet askeri çabalarının aksine Başkan Dwight Eisenhower, ABD’nin ahlaki üstünlüğünü gösterecek barışçıl bir uzay programı istiyordu. Bu sivil kurum, ABD’nin Soğuk Savaş stratejisinde kilit rol oynayacaktı. 50 yıl önce Kennedy gözünü Ay’a diktiğinde, bilim danışmanlarına ‘kendisinin kazanan taraf olacağı’ bir açılım gerçekleştirmelerini söyledi. Ronald Reagan 1984’te uzay istasyonu programını başlattığında, amacı farklı değildi.

Soğuk Savaş sonrası dönemde dahi Clinton yönetimi, insanlı uzay uçuşlarını, Rusya’nın hava ve uzay endüstrisini barışçıl amaçlara yöneltmek ve ülkenin Batı demokrasileri arasında yer almasını sağlamak için kullandı. ABD hükümetinin Güneş sistemini kolonileştirmek için milyarlarca dolar harcadığı düşüncesi gerçeği değil, ‘Uzay Yolu’ filmlerinin insanlar üzerinde yaptığı kültürel etkiyi yansıtıyor.


1) NASA, aşırı derecede masraflı.
Apollo programının zirveye ulaştığı dönemde NASA, federal bütçenin yüzde 4’ünden fazlasını kullanıyordu. 1960’larda bu, çok yüksek bir meblaydı, bugünse yalnızca bir hesap hatası olabilir. NASA’nın 2011 mali yılındaki bütçesi, yaklaşık 18.5 milyar dolar, yani 3.7 trilyon dolarlık federal bütçenin yüzde 0.5’ini kapsıyor.
Uzay harcamalarının israf olduğunu iddia edenler, NASA’nın istihdam yarattığını unutuyor. Kendi verilerine göre NASA, yaklaşık 19 bin memur ve 40 bin sözleşmeli personel çalıştırıyor. Daha fazla sayıda insan da NASA dışında uzayla ilgili işlere sahip.

2)NASA’nın araştırmaları, sadece uzayda işe yarar.
Yakın zamanda göğüs muayenesi oldunuz mu? Hubble Uzay Teleskobu için geliştirilen algoritmalar, mamografi alanında daha sağlıklı görüntüler elde etmemizi sağladı. Kendinizi doğal bir afetin ortasında buldunuz mu? NASA’nın konuşlanabilir radyo anteni alanında kaydettiği ilerlemeler sayesinde, Katrina Kasırgası ve 2010 Haiti depremi sonrasında acil iletişimler güvenilir biçimde sağlanabildi. Terörle savaş halinde misiniz? Diğer gezegenlerde yaşam izi bulmak için havayı koklayan minyatür sensörler, bu gezegendeki patlayıcıları ve kimyasal maddeleri tespit eden el cihazlarının geliştirilmesini sağladı. NASA’nın kullandığı teknolojiler, kendilerine

3) Dünya’da da yer bulabiliyor.

Fakat bu tip yan yüksek teknoloji ürünlerinin ortaya çıkması, uzay araştırmaları yapmak için en önemli neden değil. NASA, insanlığın bilgi ufkunu genişletiyor. Uzay istasyonuna yeni sabitlenen Alfa Manyetik Spektrometre, tüm maddenin toplamına ve evrene dair yeni bilgiler edinmemize yardımcı olacak. Hubble halihazırda, fizik ve matematiğin merkezindeki Big Bang, kara delikler, nötrinolar ve kara enerji gibi konularda bilgimizi katbekat arttırdı. Uzay görevleri büyük ölçüde güneş enerjisine dayandığından, NASA güneş akülerini geliştirmeye çalışıyor ve bu da bir gün ABD’nin petrol bağımlılığına çare olabilir. Bu gelişmeler, NASA’nın kâr-zarar bilançosunda yer almasa da toplum için önemi ortada.

4) NASA, uzaydaki özel girişimlerin önünde bir engel oluşturuyor.
Yakın zaman önce Cumhuriyetçilerin başkan adayı Newt Gingrich, “NASA artık sahneden çekilmeli ve özel sektörün önünü açmalı” demişti. Doğrusu şu ki NASA, serbest piyasanın önünde engel değil. Kurum, uzay girişimcilerinin çeşitli yatırımlar yapmasını yasaklamıyor. Uzay endüstrisinde ne zaman mal ve hizmet talebi olsa (genellikle telekomünikasyon alanında fakat yakında yörüngealtı insanlı uzay uçuşları da olabilir), uzay-ulaşım şirketleri bu talebi karşılamaya çalışıyor.
NASA’nın yürüttüğü projelerin çoğu, ticari olarak verimsiz gibi görünüyor. Özel sektör yatırımlarını haklı gösterecek, Mars’a robotik seyahat, Hubble Uzay Teleskopları ve Alfa Manyetik Spektrometreleri gibi şeylere yeterli talep yok. Eğer NASA Gingrich gibi siyasetçilerin salık verdiğini yaparsa, özel uzay girişimlerini baltalayabilir. Siyasi etki altında alınmış kararlar, serbest piyasaya zarar verebilir.

5) Amerikan uzay programı, dünyada hâlâ lider konumda.

Soğuk Savaş döneminde NASA, yabancı uzay güçleriyle kalıcı ortaklıklar kurmaya çalıştı. Yine de Ay’a ayak basabilmiş tek ülke olarak ABD, büyüklüğü ve deneyimiyle birinci konumda. Uzay araştırmalarında tempoyu hep NASA belirledi.
Fakat artık bu günler geride kaldı. Aralarında Hindistan, İsrail ve İran’ın da yer aldığı 9 ülke, yörüngeye yığınla para gönderdi. 50’den fazla ülke, ABD’nin katkısı olmaksızın ya uydu tasarımları yapıyor ya da bunları kullanıyor veya işletiyor. Brezilya ve Çin, yıllardır birlikte Dünya gözlemleme uyduları geliştiriyor. Japonya ve Çin, detaylı Ay haritaları oluşturdu. 2008’de Hindistan, kendi robotik Ay seyahatini başlattı ve bunu Rusya’yla ortak bir başka seyahat takip edecek. ABD hâlâ dünyanın en kapsamlı sivil uzay programına sahip olabilir, fakat dünyanın uzaydaki geleceğine artık tek başına yön vermiyor.

NASA, ciddi bir sarsıntı geçiriyor. Kongre ve NASA, insanlı uzay uçuşu programının sürdürülebilirliği konusunda fikir ayrılığı yaşıyor ve Başkan Obama’nın bu konudaki yönelimi belirsiz. Mars’a gidecek miyiz? Ay’a geri mi döneceğiz? Yoksa yolumuzu bir astroide mi çevireceğiz? Siyasi karar vericilerin bu sorulara verdikleri net bir yanıt yok. Sürünün önüne geçebilmek için Washington’daki görev merkezi, görevin ne olduğuna dair daha açık bir fikre sahip olmalı. (George C. Marshall Enstitüsü’nde öğretim üyesi ve NASA’nın politika ve planlamadan sorumlu eski başkan yardımcısı, 3 Temmuz 2011)


Haber, Radikal'in internet sitesinde 08.07.2011 tarihinde yayınlanmıştır.
Attached Thumbnails
NASA Hakkında 5 Efsane-discov5-791928jpg  
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
şu an Offline  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Google Reklamları
Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Etiketler
amerikan havacilik ve uzay ussu, ameriknain uzay programlari, nasa, nasa gercekleri, nasa hakkinda 5 efsane, nasa hakkinda bilinmeyenler, nasanin uzay calismalari, uzay


Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Bulunmamaktadır
Cevap Yazma Yetkiniz Bulunmamaktadır
Eklenti Yükleme Yetkiniz Bulunmamaktadır
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Bulunmamaktadır

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum Saati: 06:36. Zaman dilimi GMT +4 Olarak Ayarlanmıştır.
Powered by vBulletin™ Version 3.8.4
Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC3
SanatForum Licenced To SanatForum
SanatForum ; Düşünen ve üreten insanları bu uğraşlarından vazgeçirmeye çabalayan; toplumda yaşayan bireylerin ortak hareket ederek birbirlerine kenetlenmelerini istemeyen, toplumun neredeyse tamamını belirli araçlarla adeta uyuşturmaya çalışan bir sistem ve düzen içerisinde dahi hala inatla ve korkusuzca düşünen ve üreten insanlara ithaf edilmiştir.
Edebiyat