|
Başlangıç / Inception (30 Temmuz 2010)SanatForum sitesindeki Vizyona Giren Filmler - kategorisi altındaki Başlangıç / Inception (30 Temmuz 2010) isimli konuyu görüntülemektesiniz. |
![]() |
![]() |
|
Geri İzleme | Seçenekler | Stil | ![]() |
|
|
#1 | ||
|
Administrator
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
itibar: (0)
Mesajlar: 1,088
Tesekkür: 137
112 Mesajına 123 Tesekkür Aldı
Rep Puanı: 10 ![]() |
BAŞLANGIÇ
Inception Filmin Konusu: Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) tehlikeli bir sanat olan ‘bilgiyi çekip çıkartma’da bu işin en iyisi olan yetenekli bir hırsızdır: Uzmanlık alanı, insan zihninin en zayıf olduğu rüya görme evresinde, kişinin bilincinin derinliklerinden değerli sırları çalmaktır. Cobb’un ender görülen bu yeteneği onu şirket casusluğunun düzenbazlıklarla dolu bu yeni dünyasında aranan bir oyuncu hâline getirmişse de, uluslararası bir kaçak durumuna düşmesine ve hayatı boyunca sevdiği her şeyi kaybetmesine neden olmuştur. Şimdi Cobb’a bir kefaret fırsatı tanınır. Son bir işi daha yaptığı takdirde hayatı kendisine geri verilecektir. Fakat bu işte ondan istenen; Başlangıç’ı başarması, yani bilgiyi yerleştirmesidir. Cobb ve uzmanlardan oluşan ekibi bu kez mükemmel bir hırsızlık yerine bunun tam tersini yapmak durumundadırlar; görevleri bir fikri çalmak değil, onu yerleştirmektir. Başarılı olabilirlerse, bu mükemmel bir suç olacaktır. Ancak, ekip ne denli dikkatli bir planlama ve uzmanlık sergilese de bu tehlikeli düşman için yeterince hazırlıklı olamazlar çünkü düşman sanki her hareketlerini önceden tahmin edebiliyordur. Bu öyle bir düşmandır ki onun yapacaklarını sadece Cobb görebilir. IMDB Puanı: 9,3 Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Joseph Gordon-Levitt, Ellen Page, Tom Hardy, Ken Watanabe Senaryo: Christopher Nolan Müzik: Hans Zimmer Görüntü Yönetmeni: Wally Pfister Kurgu: Lee Smith Tür: Bilimkurgu - Gerilim - Dram Süre: 148 dk. Yapım: 2010, ABD - İngiltere Dağıtım: Warner Bros. Gösterim tarihi: 30 Temmuz 2010
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
||
|
|
|
| feliXtigra Kullanıcısına Bu Mesaj İçin Tesekkür Edenler: | joyous (4 Hafta Önce) |
| Google Reklamları |
|
|
|
|
#3 | ||
|
Administrator
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
itibar: (0)
Mesajlar: 1,088
Tesekkür: 137
112 Mesajına 123 Tesekkür Aldı
Rep Puanı: 10 ![]() |
Evet, aynı şeyi ben de düşündüm. Hem çoktandır sinemaya gitmedim ben de, hem de bu film baya iyi bir şeye benziyor. Ayrıca tam iki buçuk saat. Pazartesi halk gününe gidelim.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
||
|
|
|
|
|
#4 | ||
|
Sanat, Hayattır...
Üyelik Tarihi: 7. February 2010
itibar: (0)
Mesajlar: 400
Tesekkür: 160
58 Mesajına 65 Tesekkür Aldı
Rep Puanı: 6 ![]() |
Eğer güzelse bende burda gitmek istiyorum bu filme.Yorumunuza göre gideceğim.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
||
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
Administrator
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
itibar: (0)
Mesajlar: 1,088
Tesekkür: 137
112 Mesajına 123 Tesekkür Aldı
Rep Puanı: 10 ![]() |
Bugün, Sonair ile filmi sinemada izledik. Güzel ve farklı bir filmdi. Oldukça fantastik bir film olmasının yanında, filmde bu unsur adına kullanılan çeşitli düşüncelere ve kurgulara, ses getirmiş bir kaç filmde daha önce rastlamış olduğunumu fark ettim. Elbette bunların ne gibi kurgular olduğunu ve hangi tür filmlerde kullanılmış olduğunu, filmi henüz seyretmemiş olanlar için açıklamamayı uygun görüyorum. Bir film hakkındaki pek çok bilginin, seyirci tarafından film esnasında tanık olunmasına taraftarım. Inception'un hangi tür film kategorisinde algılanması gereken bir film olduğunu, konunun içeriğine değinmeden söyleyebilirim belki; "Vanilla Sky".
Filmin konusunun, "gerçeklik ve rüyanın iç içe geçmesi" şeklinde belirtilmiş olmasından dolayı, işlenen konuyu filmi seyretmeden önce biraz daha farklı düşünmüştüm. Belki daha dingin ve sorgulayıcı, belki biraz daha psikolojik unsurlar üzerine ağırlık verilerek beni çok daha derinden sarsacağını umuyordum, fakat benim için bu şekilde gerçekleşmedi bu durum. Film afişinde de görebileceğiniz gibi film karakterlerinin ellerinde bulunan silahların, beni psikolojik öğelerin yoğunluğundan ziyade daha hareketli bir filmin beklediği mesajınının farkına film esnasında varabildim. Bu izlenimlerimi film üzerine kötü eleştiriler olarak algılamamnız gerekir, bunlar benim beklentilerimin filmden bulduğu karşılıklar şeklinde düşünülmeli. Son yıllarda sinemada yer alan sayısız miktardaki konusuz, kötü ve ticari filmler düşünüldüğünde kesinlikle kıyaslanmayacak derecede iyi ve farklı olduğunu düşünüyorum. İzlemenizi tavsiye edebilirim.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
||
|
|
|
| feliXtigra Kullanıcısına Bu Mesaj İçin Tesekkür Edenler: | joyous (4. August 2010) |
|
|
#6 | ||
|
Sanat'ı Takip Et...
Üyelik Tarihi: 13. May 2010
itibar: (0)
Mesajlar: 69
Tesekkür: 2
9 Mesajına 15 Tesekkür Aldı
Rep Puanı: 1 ![]() |
Izlenmeye değer bir film, ama filmi izlerken insanın takipte biraz zrolandığını duşunuyorum. şu neydi şurda nolmuştu diyemeden diğer sahneye geçiyosunuz.filmin son 20 dk sında ancak bir rahatlama oluşuyor bir şeyler anlaşılır hale geliyor.ancak bir sinema filminde bu kadar karışıklık olmasına karşıyım surekli bir soru cevap olayı var bir dizide merak onemlidir.insanı diğer bolume çeker fakat bir sinema filmi daha akıcı olmalı bence.film başlar başlamaz olayın içine dalıyor dediğim gibi ancak son dakikalarda biraz rahatlıyorsun ama oda yeterli olmuyor.....
|
||
|
|
|
| sonair Kullanıcısına Bu Mesaj İçin Tesekkür Edenler: | joyous (4 Hafta Önce) |
|
|
#7 | ||
|
Administrator
Üyelik Tarihi: 2. May 2010
Bulunduğu Yer: Antalya
itibar: (0)
Mesajlar: 1,088
Tesekkür: 137
112 Mesajına 123 Tesekkür Aldı
Rep Puanı: 10 ![]() |
Dediğine katılıyorum sonair, filmde bitmek tükenmek bilmez bir soru-cevap akışı var. keyifle filmi seyretmeye çalışırken sürekli "bu neden, bu nasıl oldu,bununla bunun ilişkisi ne, ne oldu, ne olacak" cinsinden sorulara boğulduğumu hatırlıyorum zaman zaman. Çözmesi zor ya da çok karmaşık şeyler değildi belki, fakat seyirciye verdiği duygu ve derinlik de aynı şekilde yoğun değildi bu anlarda. Filmin ucu ise oldukça açık gibi, kafanızda her şekilde bitirebilirsiniz öyküyü. Öyküden kastım, hikaye kesinlikle bir yere ulaşıyor, filmde geçen konular bir şekilde bir yere ulaşıyor elbet, başka türlü olması söz konusu olamaz zaten bir filmde. Fakat bunun ne şekilde gerçekleştiği konusu benim ifade etmeyi amaçladığım. Filmin bittiği an... film üzerinde konuşmaya son vermem gereken an oluyor malesef, ve derdimi de sözcüklere aktaramıyorum.
Filmlerde her şey olabilir, mantıklı, matık dışı, saçma, doğru, düzgün, her şey... Ama ben bir şeyden fazlası ile sıkıldım, hem de "Çok Sıkıldım!" O şey, silahlar. Bunu ben talep etmediğim sürece, bir savaş filmi ya da polisiye konulu bir filme gitmediğim sürece, heleki düşselliği ve gerçekliği sorgulayan felsefi-psikolojik filmlerde bu miğdemi bulandıran, daha da kötüsü "öldüren" oyuncaklarla çekilmiş aksiyon sahneleri görmek istemiyorum. Bu tür bir filmde bu ölüm makinelerinin ne gibi bir işi olabilir? Ki, hiç bir işi de yoktu. Film boyunca bir an durmaksızın silahlı çatışma ve dövüş sahneleri vardı ve bu benim sinirimi bozdu bir miktar. Inception'un, Vanilla Sky tarzı bir film olduğunu bir önceki yazımda ifade etmiştim. Seyredenler hatırlamaya çalışınız, Vanilla Sky'da kaç mermi sıkıldı? Hiç! Inception'u seyrettiğinizde siz de hak vereceksinizdir, mermi patlatmadan da bir film çekilebilir, heleki böylesine zihinsel algıları ve düşleri irdeleyen bir filmde buna hiç gerek yoktu. Bu durumdan öylesine sıkıldım ki, artık ucundan su fışkıran bir su tabancasının yer aldığı bir filmi bile seyretmek istemiyorum. Bu konuda bir şekilde aşırı derecede ciddi olduğumu hissediyorum şu anda. Bilginiz olsun diye söylüyorum; "Nicholas Cage, Savaş Tanrısı", tam 9 kere seyrettim ve bir bu kadar daha seyretmeyeceğim konusunda beni durduran hiç bir sebep yok. Film tamamen silah üzerine, konusu bu, var olma nedeni bu. Filmde tek konu uluslararası kaçak silah ticareti, filmin konusunu biliyorsunuz zaten. İşte film çekmenin ve konu işlemenin inceliği burada. Savaş Tanrısı bu oyuncakların dünya üzerindeki rolünü, yerini ve kötülüğünü çarpıcı şekilde ortaya koyan bir filmdi. Ayrıca başrol oyuncusu, Nicholas Cage, film boyunca tek bir mermi bile sıkmıyor, beline tek bir silah dahi takmıyor. Onu yalnızca temsil ediyor. Matrix'vari şekilde bol miktarda yer alan gökyüzünden boşanırcasına mermiler sıkmak ve boş kovan yağdırmak, görüntünün akışı çok çok yavaşlatılınca bir görsellik yaratıyor da olabilir, bilemiyorum. Yazılan senaryoyu filme dönüştürüp, filmin sonunda istenen amacı elde etmek için tüm film karakterlerini silahlandırıp, fimdeki tüm figüranları da öldürüp sonucu elde etmesini sağlamanın hiç bir anlamı yok. Bu çok saçma olduğu kadar aynı zamanda onbinlerce, yüzbinlerce örneği olan bir film konusu ve işleyişi. Madem o kadar silahlardan bahsettim, mesajımı da iletiyorum ve Bireysel, Ulusal, Kitlesel ve Küresel Silahlanmaya Hayır! diyorum. Saygılar...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
||
|
|
|
|
|
#9 | ||
|
Sanat, Hayattır...
Üyelik Tarihi: 7. February 2010
itibar: (0)
Mesajlar: 400
Tesekkür: 160
58 Mesajına 65 Tesekkür Aldı
Rep Puanı: 6 ![]() |
filme bende gittim yazdığınız yorumlardaki bol sorulu olması haricindeki eleştirilere katılmaktayım.. Bennim gibi psikoloji tutkunu birisi için izlenmese olmaz filmlerden biri idi, kurgu , hikaye çok iyiydi ama biliç altındaki dışavurumların yansıma olarak adlandırılması konunun çok irdelenmediği hissini uyandırdı bende.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
||
|
|
|
![]() |
| Bu Konuyu Paylaşın ! |
| Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|